Arap Çöllerinde Karly May

Kendisini tanımam, kitabını almadan önce, kitapçıda gezerken gözüme ilişti, Türkiye’nin tarihininde içinde bulabileceğim bir kitap gibi geldi. Birde yabancıların gözünde buralar nasıl anlatışmış diye meraktan aldım. aslında en çok ilgilimi çeken kısım “Arap” bende bir Arabım ve Arapların nasıl bir yaşam sürdüğünü nasıl bir tarihleri olduğunu yabancının gözünden araştırma fırsatı olarak aldım.

 

Alman yazar Karl May kalemi çok güçlü ve anlatımları sizi o çöllere, o sohbetlerin arasına sokuyor. sanki sizde oradaymışsınız. İlk okumaya başladığımda çok etkinlendim. Ancak ilk okumaya başladığımdan itibaren, Dinden girmesi din üzerinden birşey söylemesi biraz canımı sıkmıştı. İnşalllah dedim böyle devam etmez. Tabi kitabını okudukça böyle şeylerin çok olduğunu ve dinimizi Subliminal mesajlarla, Dinimizi eleştiriyor, Hak dinin Hristiyanlığın olduğu her yerde karakterlere söylüyor. kendisi hiç bir zaman söylemiyor tabi, Kendisi ben bir misyoner değilim seyyahım ifadelerini kullanıyor. Ama karşıda ki kişi de Hristiyan dinin hak din olduğunu söyletiyor. evet söyletiyor. Çünkü Mekke gibi kutsal bir şehirden İslamdan uzak, islam dininden uzak olup onu hemen inkar etmek aklıma yatmıyor.

Kitabın ilk bölümünde yazarımız, Muhammed’in (sav) hristiyan dinini değiştirerek yeni bir din oluşturduğuna ima ediyor. Ayrıca kitapta Şarklılara Garplılara arasında ki farkları, Avrupalılarla Asyalılar arasındaki farkları hep söz ediyor ve hep kazanan avrupalılar olduğunu söylemektedir. Bulduğu her fırsatta Araplara, İslama laf vuruyor. Örneğin mısırda doktor iken Bizim ilmimiz olmasa siz ne olurdunuz. sizin alimleriniz bir şey yapamıyor ki biz avrupalıların, frenklerin ilimi sizi iyi ediyor. gibi laflar vuruyor. Tabi o kadar güzel yazılmış ki kitap bu cümleler bilinçaltı mesajları farkına vardığım için bana etki etmiyor. Yazara da kızıp kitabı bırakmak istemiyordum.

Kendisi bir keskin nişancı, kendisi bir doktor, kendisi herkesten iyi bir iz sürücü, dedektif, Aslan avcısı ve Garplıları aşalamada usta bir yazar olarak iz bıraktı. Kitabın bitmesine yakın Yezidilere gitmektedir. Burada film kopuyor ve başlıyorum yazara küfür etmeye, Araplara bazı yerde güvenilmez derken bazı yerde çok dürüst, çok delikanlı sözlerinin erleri olduğunu söylemektedir. diğer kişiler hakkında da öyle demektedir. Ancak yezidiler Hristiyanlığa yakınmış diye nasıl bir güzel süslemeli bir şekilde anlatıyor. Yezidilerin beyini o kadar güzel ve yakışıklı yapıyor ki siz kitapta okurken Ali Bey’e aşık oluyorsunuz. Daha sonrasında yine ikinci karakterleri konuşturuyor, ve sizin kitabınız Kur’an dan yüksektir. sizin dininiz haktır gibi sözler söylüyor.

Flim koptu dedim ya, birde sadece bu nedenle değil, Arap kadının Hristiyanlığın hak din olduğunu söyletiyor. sonrasında İslam ile ilgili doğru olmayan sözde alimlerin söylediği bazı sözleri söyleyip onları çürütmeye çalışıyor. bu şekilde Arap alimlerini yalancı çıkarıyor. Bizim islamda duymadığımız şeyleri sokuşturmuş ve onları çürütmeye çalışıyor. Lan diyorum bu adam nerden buldu bu bilgileri bakıyorum, araştırıyorum meğersem hepsi bir hurafe, ayrıca Peygamber efendimizin de hadislerini çok iyi biliyor. Tabi O’nun sözlerine bir şey demiyor adam işini biliyor. O’nun sözlerine yardıma muhtaç olduğu zamanlarda yardım için kullanıyor. Ama bilinç altı mesajları her hikayede var onu belirteyim. Eğer Dininizde iyi değilseniz önce dininizi iyi araştırmanız daha sonrasında misyoner olmayan bu misyonerin kitabını okuyabilirsiniz.

Tabi, Arap kadınından sonra bir Arap kabile (Aşiret) reisi yemin ederek onun dinin hak olduğunu belirtiyor. Şarap içirtiyor, yezidilere kitaplarının daha üstün olduğunu söyletiyor.

Tabi benim aklım almıyor. inanmıyordum zaten bunlara, sonra dedim bu adamı araştırayım hele ne kadar güvenilir… buyrun Ekşi sözlükte iyice anlatmışlar. Adam aslında bu yerleri gezmeden kurgulamış ve kitaba yazılara aktarmış. Ama o kadar usta anlatmış ki eğer kitabı okuyan başka birine sorsanız kesinlikle inanmaz gezmediğine, Ama ben Avrupalıları, frenkleri, dinlerini, o kadar çok övmesinden rahatsız oldum ki anlatamam.

Tabi ben bu yazara cevap yazmak için yazmadım. sadece kendimi rahatlamam gerekiyor onun için yazdım. Adam bildiğiniz romancı roman yazılmış, adına seyyah yapmış, usta bir hikayeci sizi de aldatmasın sakın, okuyun ama sizi aldatmasın zaten aşırı kaçtığı yerler hemen gözünüze çarpar.

velhasıl tarihimizi kendi kaynaklarımızdan öğrenmenin en doğru olduğunu düşünüyorum. Kendi tarihimizede Zir Selamların silah olamadan bıçak olmadan aslan öldürdüğü, yaptıkları fetihleri, İslamın Dünyayı fethi ve daha çok şeyi yabancı yazarlardan değil kendi yazarlarımızdan öğrenmemiz gerekiyor.

 

edit:yazdığım yazıları tekrardan kontrol etmediğim için anlatım bozuklukları olmaktadır.

  1. cem999999

    Türkiyeninİhtiyacı halen 1500 sene önceki arap çöllerinde gömülü kalan milyonlarca vatandaşların rehabilite edilip 2016 ya taşınması..

  2. Welatpiraz

    Askerler Arap çöllerinde kayboldu diyorlar. Bunlarda zeka sıfır. Daha iyi bir yalan bulunabilirdi. Kedi yahut köpekmi lan bunlar?.

Leave a Reply